Zeydan Karalar İçin AYM’ye Tedbir Başvurusu Yapıldı
Tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar için AYM’ye başvuran avukatları, özgürlük hakkının ihlal edildiğini ve tedbir uygulanmasını talep etti.
İstanbul merkezli bir soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar için avukatları Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptı. Başvuruda, gözaltı ve tutuklama kararlarının “kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını” ihlal ettiği öne sürülerek, tedbir kararı uygulanması talep edildi.
Karalar’ın avukatları Hüseyin Ersöz ve Erkan Sarıtaş, başvuruda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisiz olduğunu, dosyaya erişimin kısıtlandığını, tutukluluk sürecinin özensiz ve baştan savma yürütüldüğünü ifade etti.
“Tutukluluk kararı kişiye özel değil”
AYM’ye sunulan dilekçede, İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin 31 Temmuz tarihli kararında Karalar’ın beyanına yer verilmesine rağmen, kararın devamında başka şüphelilerin isimlerinin yer alması, yargılama sürecindeki özensizliği ortaya koyduğu ifade edildi. Avukatlar, bu durumun yalnızca hak ihlali değil, aynı zamanda “usul güvencelerinin hiçe sayıldığının göstergesi” olduğunu belirtti.
“Yetkisizlik var, kamu yararı yok”
Dilekçede ayrıca, soruşturmanın Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesi gerektiği, ancak İstanbul Başsavcılığı’nın yetkisini aştığı vurgulandı. Dosyaya erişimin kısıtlanmasına dair herhangi bir kamu yararı bulunmadığı ifade edilen başvuruda, bu durumun etkili bir savunma hakkını da engellediği belirtildi.
“Benzer dosyalarda tutuklama yok”
Avukatlar, Karalar’ın tutuklanmasının siyasi saiklerle gerçekleştiği şüphesini doğurduğunu savunarak, aynı soruşturma kapsamında benzer suçlamalar yöneltilen Adıyaman Belediye Başkanı’nın tutuklanmamasına dikkat çekti. Karalar için uygulanan tutuklama tedbirinin orantısız ve çifte standartlı olduğu öne sürüldü.
“Seçilmiş bir başkanın özgürlüğü korunmalı”
Başvuruda, Karalar’ın seçilmiş bir belediye başkanı olduğu, hakkında yürütülen yargılamanın temel haklarını ciddi şekilde tehdit ettiği belirtilerek, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi gereği tedbir kararı verilmesi talep edildi.
